..::CriminalsGrup a Hos Geldiniz::..

Image

 
AnasayfaAnasayfa  Portal***Portal***  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Ermeni sorunu hakkında araştırma

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
By_GarzaN
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 303
Yaş : 23
Nerden : Bilgisayardan:)
İş/Hobiler : Herşey
Lakap : By_GarzaN
Kayıt tarihi : 03/02/08

Kişisel Bilgiler
Level:
1000000000000/1000000000000  (1000000000000/1000000000000)
Kendinizi Belirten Bir Yazı: Aydınlık Gençlik Grubu
Tuttugun Takım: Galatasaray

MesajKonu: Ermeni sorunu hakkında araştırma   Paz Şub. 10, 2008 11:22 am

Ermeni sorunu hakkında araştırma










Ermeniler tehcirden sonra Suriye'de kurulan kamplarda.
Ermeni sorunu (1): Tehcir
1915 olaylarının yoğun olarak tartışıldığı bu dönemde diaspora
Ermenileri, Ermenistan’da yaşayanlar ve Batı dünyası ile Türkiye yine
karşı karşıya geldi. 90 yıl önce yaşananlar, bugün sıcak bir gündem
maddesi olarak karşımızda.


Hazırlayan: Cem Fakir NTV-MSNBC


- Tehcir kararı, Ermenilerce farklı, Türkiye tarafından farklı
tanımlanıyor. Her iki tarafta acılara neden olan olaylar, bugün
Türkiye’nin karşısına konulan siyasi bir gündem maddesi halinde yeniden
tartışılıyor. NTV, 24 Nisan tarihi etrafında kopartılan fırtınalar ve
oluşan toz-duman arasından gerçekleri ayıklayabilmek ve tarafların
görüşlerine serin kanlı biçimde kulak verebilmek için özel bir dosya
hazırladı.


1915 yılı Osmanlı İmparatorluğu için bir faciayla
başladı. Son kırk yılını cephede geçiren ordu, nefes almaya fırsat
bulamadan cihan harbinin ateşine düştü, ilk acı deneyimini de
Sarıkamış’ta yaşadı. Binlerce asker donarak öldü, Çarlık Rusyası
orduları tüm Doğu Anadolu’yu ele geçirmek fırsatını yakaladı. Rus
ordusunda, Osmanlı vatandaşı Ermenilerin oluşturduğu taburlar vardı.
Aslında Ermeniler’deki hareketlenme yeni değildi. 19. yüzyılın
başlarından itibaren, artık her yönüyle dağılmaya başlamış devlete
karşı örgütlenmişlerdi. Ülkeden tek tek kopan diğer etnik unsurlar gibi
toprak davası güdüyor ve özellikle Doğu Anadolu’da, Türklere karşı
ölümcül saldırılar düzenliyorlardı.


TTK Başkanı Yusuf Halaçoğlu
Yusuf Halaçoğlu (Türk Tarih Kurumu Başkanı): Bu
tarihlerde artık terör başlıyor. Terör hareketleri 1895 Sason isyanı
ile daha geniş bir hal alıyor. Ardından Anadolu’nun pek çok şehrinde
kundaklamalar, insan öldürmeler oluyor. Ardından da Van’da, Elazığ’da,
Adana’da, Zeytun’da isyanlar çıkıyor. Yine İstanbul’da Osmanlı
Bankası’nın bombalanmasından Yıldız suikastına kadar, çeşitli
suikastlar var.




TEHCİRDEN ÖNCE
Eski büyükelçi ve CHP Milletvekili Şükrü Elekdağ da olayların 1915’ten çok öncelere dayandığı görüşünde.

CHP Milletvekili ve eski büyükelçi Şükrü Elekdağ
Şükrü Elekdağ:Osmanlı devletine büyük devletlerin müdahalesi
için daima kullanılan, Osmanlı devletinin Hıristiyan tebaasının
özgürlükleriydi. Bu işin uluslararası alana intikal etmesi bu şekilde
olmuştur. Böyle bir yaklaşım içersinde Hınçak ve Taşnak gibi kurumlar
ortaya çıkmış ve Anadolu’yu kana boyamışlardır. 1878’den 1. Dünya
Savaşı’na kadar 40’tan fazla isyan olmuştur Anadolu’da. Bu isyanların
temel amacı Hıristiyanların Türkler tarafından baskıya maruz kaldığı
gerekçesiyle dış devletlerin müdahalesini sağlamaktır. Önemli olan
şudur burada; Birinci Dünya Savaşı’ndan önce Ermeni partileri şöyle bir
plan üzerinde anlaşmışlardı. O da Birinci Dünya Savaşı’nın bağımsızlığı
elde etmek için bulunmaz bir fırsat teşkil edeceği idi.




1915 olaylarına ilgi duyanlar yalnızca tarihçiler, diplomatlar değil.
Bu soruna ilişkin derinlemesine araştırma yapan bağımsız araştırmacılar
da var. Bunlardan birisi de Almanya’da yaşayan Derya Tulga da şunları
söylüyor.

Araştırmacı Derya Tulga
Derya Tulga: Şimdi 1915 bir nokta değil. 1915, ta 1774’te
başlıyor. Neden başlıyor? O tarihten itibaren insanlar başlıyorlar
yerleştikleri toprakları terketmeye... Bütün o tarihlerdeki
anlaşmalarda madde var; isteyen istediği yerde yaşar diye... Yani
birarada yaşama gibi durum kalmamış. Fakat ondan sonra bu gönüllülük
ortadan kalkıyor. Bu, Gladstone’un meşhur 1876’da ‘Türkler pılını
pırtısını toplasın, defolsun’ hikayesi geliyor. İş ciddiye biniyor.
1915 yılında Türkiye’de bir nesilde üçüncü defa kovulmuş adam var.
Ondan sonra Ermeniler tarafından bir de dördüncü defa gündeme gelince,
bazı adamların sabrı patlamış.



Resmi teze karşı yaptığı açıklamalarla çoğu zaman büyük tepki çeken
tarihçi Halil Berktay ise, 1915 öncesi olayların tek taraflı
resmedildiği görüşünde.

Tarihçi Halil Berktay
Halil Berktay:Ermeni meselesinde resmi tarihçiliğin yazıp
çizdiği, Türk Tarih Kurumu’nun, Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf
Halaçoğlu’nun, Ermeni Masası Başkanı Hikmet Özdemir’in ve diğerlerinin
yazıp çizdiği herşey, aslında bu örtük kabullerden kaynaklanmaktadır.
Yani ortaya Ermeni milliyetçi devrimci örgütleri çıktıysa; ‘bunun
hiçbir mantıki açıklaması yoktur bu adamlar haindir’, ‘verdikleri
mücadele başından itibaren bir ihanet mücadelesidir’, ‘bir dış ajanlık,
Rus Çarlığı’ndan, Panslavizmden falan kaynaklanan’... -O boyutları hiç
yoktur demiyorum ama- ona indirgenen ‘bir ihanet çıkışından başka
birşey değildir’. Söylemek istediğim şey şu: Bu bütünsel tarih kurgusu
Osmanlı İmparatorluğu’nun bir dikensiz gül bahçesi gibi
resmedilmesinden ve buna karşılık bütün isyan, başkaldırı, reform
taleplerinin hepsinin ihanet girişimleri olarak resmedilmesi anından
başlayarak toptan sakattır.



Savaşla birlikte durum daha da kritikleşti. 1915’in ilk aylarında
yaşananlar Türklerle Ermeniler arasında daha kötü olayların
habercisiydi. Anadolu’nun dört bir yanında isyanlar çıkıyor, Ermeni
örgütleri Türk ordusunun ikmal hatlarına yoğun saldırılar düzenliyordu.



Yusuf Halaçoğlu: Gözünüzde Türkiye haritasını canlandırın.
Çanakkale’de savaşıyor ordunun bir tanesi, ikincisi Kafkasya’da
savaşıyor. Bir ordunuz da Suriye’de savaşıyor. Bir çizgi çekin bu savaş
olan alanlara. Deniz yolları biliyorsunuz kapalı. Rus donanması
Karadeniz’i tutmuş. İtilaf devletleri donanması da Akdeniz’i tutmuş,
herhangi bir şekilde denizden ikmal şansınız yok.
Şimdi bir çizgi çekin İstanbul’dan Kafkasya’ya, Kafkasya’dan Suriye’ye,
Suriye’den Çanakkale’ye. Bu üçgen içersinde kimler var; işte Ermeni
nüfusu var. 24 Nisan öncesinde Patrik başta olmak üzere bütün ileri
gelenler ikaz ediliyor. Bakın bu tür hareketler yaptığınız takdirde
sert tedbirler uygulanacaktır diye. Bu da var elimizdeki belgelerde. Bu
ikazda bulunulduğunu Amerikan belgelerinde de görüyoruz, Konsolosluk
raporlarında... Ama olmadığı için 1800 Ermeni’nin tutuklandığını
görüyoruz. Bakın yine 24 Nisan, sürgün kararının alındığı tarih değil.



TEHCİR NASIL BAŞLADI?Ermeni tehciri

Ülkeyi ve iktidarını tehlikede gören İttihat ve Terakki
hükümeti, 24 Nisan’da değil belki, ama bir ay sonrasında harekete
geçiyordu. Alınan bir karara göre, savaş alanlarındaki Ermeniler başka
yörelere göç ettirilecekti. Yani tehcir.
90 yıllık soykırım tartışması işte alınan bu karar ile başladı.
Binlerce Ermeni yollara düştü. Bu uzun yolculuk sırasında bazısı
saldırılar sonucu, bazısı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle
hayatını kaybetti.


Yusuf Halaçoğlu: Siz bir devletsiniz, ne yaparsınız? Telgraf
telleriniz kesiliyor, ikmal yollarınız sabotaja uğruyor. Ve düşmanla
işbirliği yapmışlar, Fransızlarla işbirliği yapmışlar. 1914-1918 arası
Fransız belgelerine bakın. Fransa için ölen Ermenilerin listeleri var.
Hatta Paris’te anıtları var ve orada isimler yazılı.
Ermeniler o çizdiğimiz çizgi vardı ya, Kafkasya’dan Suriye’ye,
çektiğimiz çizginin dışında bir yere naklediliyor. Musul-Zor bölgesine
nakletmiş. Osmanlı devleti diyor ki; nakil sırasında bunların bütün
yiyecekleri karşılanacaktır. Gittikleri yerlerde nüfus kayıtları
tutulacaktır. Siz yok etmek istediğiniz bir topluluğun nüfus kaydını
tutar mısınız?



Eleştiri oklarına hedef olan isimlerden biri tarihçi Taner Akçam ise
1915 olaylarını İttihat ve Terakki’nin Ermenileri imha etmesi olarak
niteliyor;

Araştırmacı Taner Akçam

Taner Akçam: 1915’te Sarıkamış yenilgisinden
sonra İttihat ve Terakki Partisi, Doğu Anadolu’yu kaybedeceği hükmüne
vardı ve bu kaybetmede Ermenilerin önemli rol oynayacağına inandı.
Büyük bir panikle Anadolu’daki bütün Ermenileri Suriye çöllerine
sürerek imha etti. Özetle 1915’te ne olduğunu anlayabilmek için, tabii
çok öncelere bakmak gerekiyor ama asıl önemli noktası İttihat ve
Terakki Partisi’nin Ermeni vatandaşlarını Osmanlı Devleti’nin devamı
için bir tehdit olarak görmesidir.



Yıllardır Türk tezlerine olan yakınlığı ile bilinen Amerikalı Tarihçi
Justin McCarthy de, kayıpların karşılıklı olduğunu söylüyor.

Tarihçi Justin McCarthy

Justin Mccarthy: Evet, Türkler Ermenileri
öldürmüştü, bu doğru ama Ermeniler de bir çok Türk’ü öldürmüştü. Bu bir
katliam, etnik bir temizleme değildi, savaş koşullarında yaşanmış bir
şeydi. Hükümetlerin yanı sıra halklar da savaşmıştı ve bu savaşta
yüzbinlerce insan ölmüştü. Bu şekilde olayı anladım. Bu araştırmayı
burada yaşadığım ya da Türkleri sevdiğim için yapmamıştım. Bulduğum
gerçekler beni bu sonuca götürmüştü. Rakamlar vardı ve bunlar doğru
söylüyorlardı.




YAŞANANLAR NEYDİ?
Tartışmaların asıl odaklandığı nokta ise, yaşananların nasıl tarif edileceği.Ermeniler tehcir sonrası kampta



Derya Tulga: Devletin maksadı neydi? Efendim, bizde şimdi
anlatıyorlar çarpışmaydı falan, hayır devletin maksadı şuydu.
Ermenileri yaşam sahalarından alıp, başka yaşam sahalarına götürmek ve
orada bırakmak. Geri döneceklerdi diye kimse iddia etmesin, mümkün
değil. Döndüler tabii sonradan o ayrı. Ama devletin esas maksadı,
Ermenileri oraya yerleştirmekti, hayat sahalarını oraya kurmaktı. Hatta
iddialar var, Ermeni milliyetçiliğini, Arap milliyetçiliğine denge
unsuru olarak kullanmak diye... Ondan sonra şimdi millet zannediyor ki,
o zamanki yol şartlarıyla, bugünkü yol şartları aynı. Maraş’la Antep
arası dört günmüş, düşünebiliyor musunuz? Dört gün... Siz adamı
alıyorsunuz ta Trabzon’dan Suriye’ye hatta Musul’a kadar
yürütüyorsunuz. Pikniğe götürseniz çok ağır kayıplar verir. Yani ağır
ihmal muhakkak ki var. Ancak bunun tartışması Ermenilerin dediği gibi
olmaz.
Dahiliye Nazırı Talat Paşa

[size=9][size=9]



Halil Berktay: Ben hakikaten en hafif deyimiyle muazzam bir
etnik temizlik olduğu, devletin resmi kanallarıyla, devletin de
demiyelim, o zamanki Osmanlı devletinin iktidar piramidinin tepesindeki
ve savaş diktatörlüğü niteliği taşıyan Enver, Cemal, Talat üçlüsünün,
özellikle de Dahiliye Nazırı olarak ve İttihatçıların ‘gizli dehası’
olarak Talat’ın resmi emirleriyle muazzam bir tehcir düzenlendiği ve
bütün vilayetleri kapsayan tehcirin başlı başına etnik temizlik olduğu
kanısındayım. Ama aynı zamanda en azından ilk tur katliam emirlerinin
de doğrudan doğruya aynı İttihat önderliği tarafından İttihat Ve
Terkakki’nin gizli örgütü olan Teşkilatı Mahsusa tarafından uygulandığı
kanısındayım.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://criminals.foruma.biz
By_GarzaN
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 303
Yaş : 23
Nerden : Bilgisayardan:)
İş/Hobiler : Herşey
Lakap : By_GarzaN
Kayıt tarihi : 03/02/08

Kişisel Bilgiler
Level:
1000000000000/1000000000000  (1000000000000/1000000000000)
Kendinizi Belirten Bir Yazı: Aydınlık Gençlik Grubu
Tuttugun Takım: Galatasaray

MesajKonu: Geri: Ermeni sorunu hakkında araştırma   Paz Şub. 10, 2008 11:22 am

Rus askeri tarihçisi Boris Mihayloviç ise Ermeni örgütlerin Rus
kuvvetlerine yardım ettiklerini doğruluyor. Ancak Mihayloviç buna
rağmen Osmanlı yönetiminin aldığı kararın katı olduğu görüşünde

Tarihçi Boris Mihayloviç[/size][/size]

Boris Mihayloviç:
Alınan
önlemlerin çok acımasız ve korkunç olduklarını inkar edemem. Ancak
Osmanlı Devleti’nin bu konuda yaptığı açıklamaya göre, Ermeniler
özellikle Taşnaklar, Türk ordusuna karşı beşinci kol faaliyeti
yürütüyordu. Ermeni organizasyonları Türk cephesinde isyan çıkardı ve
doğal olarak Türklerin de bir şekilde buna karşı önlem alması
gerekiyordu. Ancak bu alınan önlemler tüm beklentilerin çok daha
üstünde ve katıydı. Konu Türklerin bu önlemleri almaması gerektiği
değil, konu, alınan önlemlerin olaylarla orantısız olmasıydı.


Ermeni çetelerinden ele geçirilen silahlar

[size=9]
[size=9] TEHCİR’DE ÖLÜ SAYISI TARTIŞMALARI

İttihat ve Terakki’nin aldığı tehcir kararının, soykırım amacı taşıyıp
taşımadığı tartışmaları, günümüzde bile üzerinde mutabakat olmayan
birçok soruyu da bünyesinde barındırıyor.
İttihat ve Terakki yönetiminin aldığı karar tüm Emenileri mi
kapsıyordu? Osmanlı topraklarında ne kadar Ermeni yaşıyordu ve bunların
ne kadarı tehcir edilmişti? Tehcir sonucu ne kadar Ermeni hayatını
kaybetmişti? 90 yılın tartışması işte bu soruların etrafında
şekilleniyor. 1915 olaylarında Türk olsun Ermeni olsun yitirilen
canların pazarlığı yapılıyor, rakamlar adeta açık artırmaya
çıkartılmışçısına değişiyor. Ermeniler yıllarca tehcirde hayatını
kaybeden Ermeni sayısının en az 1.5 milyon olduğunu savunuyor. Buna
karşılık Türk resmi kurumlarının verdiği sayı 300 bin civarında.
Rakamların ardındaki tek değişmeyen gerçek ise 1915’in herkes için acı
demek olduğu... Tehcir sırasında Ermeniler
[/size][/size]
[size=9][size=9]

Taner Akçam: Bunlar böyle maç gibi ‘sen onu dedin, ben bunu dedim’ diye halledilecek şeyler değil. Ben bu konuda Osmanlı resmi arşiv
kayıtlarını kullanıyorum. Rakamlar üç aşağı beş yukarı olabilir, çünkü
dönemin nüfus rakamları yok. Ermeni nüfusu Osmanlı’ya göre 1,3 milyon.
Ermeni Kilisesi’ne göre ise 2,1 milyon Ermeni yaşıyor.
Dolayısıyla, demek ki 1,7 milyon civarında Ermeni var. 1918 yılında,
savaş sonrasında Osmanlı Dahiliye Nezareti bir komisyon kurdu. Bu
komisyon 1919 Mayısı’nda sonuçlarını açıkladı. Bu komisyona göre
Birinci Cihan Harbi’nde ölen Ermeni sayısı 800 bin.
Müslüman kayıplarıyla Ermeni öldürmeleri ayrıdır, bu bir. İkincisi;
peki Ermeni çetelerinin öldürdüğü hiç müslüman yok mu? Elbette var.
Bunların üzerinde Türkiye’nin sakin sakin konuşması gerekiyor. 1918
sonrasında, Bolşevik devriminden sonra Erzincan, Erzurum, Kars
bölgelerinde Ermenilerin intikam saldırıları olmuştur. Bu konuda
maalesef ciddi bir sayı yoktur. Bunların da bilinip açığa çıkartılması
gerekiyor. İnsan ölümü insan ölümüdür; etnik kimlik önemli değildir.
Önemli olan kim kimi hangi nedenle öldürmüşse onu lanetleyecek ahlaka
sahip olmamazdır.



Ermeni çeteleri
[/size][/size]
[size=9][size=9]Şükrü Elekdağ: Ermeni
katliamından ölen Türk sayısının 517 bin olduğu söyleniyor. Tabii
Ermeni rakamlarının ne olduğu konusunda ise değişik rakamlar var.
Bunlar 300 bin rakamını ileri sürüyorlar, Tarihçi McCarthy 600 bin
rakamını ileri sürüyor. Türk Tarih Kurumu’nun ileri sürdüğü rakamlar
bunların daha altında.



Yusuf Halaçoğlu: 6500 veya 8500 kişi bu şekilde fiilen
katledilmiş bir rakam var. Belgelerde bu görülüyor. Şimdi söyleyeceğim
şey şu; Kafkasya sınırına gidenler haricinde Osmanlı topraklarında
ölenlerin sayısı toplasanız demin söyledim öldürülenlerle birlikte, 60
bin hadi 70 bin olsun, 30 bin de koysanız 100 bin yapar. Ama konsolos
raporlarına göre Kafkasya’da asıl açlık ve hastalıktan ölümler meydana
gelmiş. 30 bin kişinin bu bölgede 200 bin kişinin de Tiflis bölgesinde
öldüğü belirtiliyor. Dolayısıyla yani 300 bin civarında hastalıktan ve
açlıktan bir Ermeni ölümü olduğunu tahmin ediyorum.


Halil Berktay: Önemli olan şudur; Türk resmi tezlerine göre
bunlar tamamen kazara ölümlerdir. Yani işte salgın hastalıklardır,
açlıktır, soğuktur ve sıcaktır veya önü alınamayan eşkıya
saldırılarıdır. Devletin en iyi niyetlerine rağmen 300 bin insan bir
yıl içinde kazara ölmüş olmaktadır. Bunun ötesinde Türk resmi söylemi
yıllardır şunu yaptı ve yapmaya devam ediyor. O Ermeni
milliyetçi-devrimci örgütlerinin Doğu Anadolu’da mücadelesi diye sözünü
ettiğimiz olay, bunun Türk-Müslüman nüfus açısından yaptığı, yolaçtığı
kayıpları, tahribatı münhasıran işlemeye devam ediyor ve rakamlar
giderek tırmanıyor adeta bir açık artırmaya çıkmışız gibi. Ve Kamuran
Gürün’ün yarı resmi kitabında 300 bin olarak verilen Ermeni
kayıplarından çok daha fazla bir Türk-Müslüman nüfusu kayıplarını öne
sürüp, adeta eşitlik sağlamış veye dengeyi kendi tezlerimiz lehine
çevireceğiz gibi oluyor.
Enver ve Cemal paşalar
[/size][/size]
[size=9][size=9][size=9]


Derya Tulga: Biz az bir rakam söylediğimiz zaman diyorlar ki
‘Yahu kardeşim sen az mı görüyorsun bunu?’. Hayır ben değil, sen az
görüyorsun. Sen az görmesen artırmazsın. Ben bildiğim rakamı
söylüyorum. Az veya çok demiyorum. Bir kişi bile ölse günahtır. Hatta
bugün hukuksal açıdan soykırım, hiç adam öldürmeyin, yine soykırımdır.




[size=9] ERMENİLERE YARDIM EDİLDİ Mİ?

Ermeni tehciri ile ilgili tartışma noktalarından birisi de yardım
konusu. Başını Taner Akçam’ın çektiği bazı uzmanlar, Ermenilere yardım
edilmesine izin verilmediği ve bilinçli olarak aç bırakıldıkları
görüşünde. Ancak Türk resmi makamları bu iddialara şiddetle karşı
çıkıyor.


Yusuf Halaçoğlu: Amerikan belgelerinde bile bu nakledilen
insanlara yardım edildiğine dair bir sürü belge var. Hatta kendi yardım
kuruluşlarının yardım ettiğine dair belgeler var. Peki bunları
gösterirsem ne olacak? Yani fiilen beş yüz bin insanın, Suriye’de
bulunduğunu ve bunların 486 binine yardım edildiğini Halep Konsolosu
tarafından Morgenthau’ya gönderilmiş belge var. Near East Relief diye
bir yardım kuruluşu var Amerika’nın. Bunlar yardım ediyor oradaki
insanlara, her gün beşyüz altın lira yardım edildiğinden bahsediyor.
Hastaneler kurulmuş burada, Kızılhaç mensupları bunların içerisinde
yaşıyor.



Araştırmacı Derya Tulga ise Taner Akçam’ın dönemin Amerika Birleşik
Devletleri Başkanı Wilson’ın evraklarını ihmal ettiğini belirtiyor.
Tulga, Dışişleri Bakanı Lansing tarafından Başkan Wilson’a yazılan 8
Mayıs 1918 tarihli yazıda misyonerler tarafından Ermenilere ayda 1-2
milyon dolar yardım sağlandığının belirtildiğini söylüyor.Osmanlı jandarması eşliğinde tehcir sırasında Ermeniler
[/size][/size][/size][/size]
[size=9][size=9][size=9][size=9]


Derya Tulga: Şimdi Taner Akçam’ı okuyorsunuz diyor ki, ‘Hiç
su olmayan yere gönderdiler’. Üç gün su içmezsen ölürsün, bu kadar
basit bu iş. Götürülen yerler Fırat nehrinin kıyısıdır bir kere madde
bir. İkincisi der ki ‘engel olunumuştur bunlara, yemek gıda
verilmemiştir’. Halbuki biliyoruz ki, Amerikan belgelerinde var. Hatta
Alman, İsviçreliler gittikleri günden beri bunları beslemek için şey
yapmışlar. Ayrıca millet zannediyor ki, bu kampların etrafı filan
kapalı. Halbuki buralar açık yerler, iki tane Türk jandarması var.
Bütün öz yönetim Ermenilerde zaten. Bakın bu şeylerde tarım, ticaret
yapılıyor. 1915 yılında müthiş bir çekirge istilası olmuş Filistin ve
Suriye’de, açlığın sebeplerinden birincisi odur. İkincisi İngiliz
ablukası. İngiltere kesinlikle engel oluyor Osmanlı topraklarına gıda
ve ilaç girmesine. Osmanlı’da o zaman ne olduğu belli. Patatesi
Marsilya’dan getiriyor. İlaç milaç hak getire zaten. Sadece Orta
Avrupa’da -bakın Türkiye’de bilen yok bunu- abluka açlığından ölen
insan bir milyonun üstünde. Bizim tarafta çok daha fazla.
Cemal Paşa
[/size][/size][/size][/size]
[size=9][size=9][size=9][size=9]


Birinci Dünya Savaşı bu topraklardan çok şey götürdü. Binlerce Türk ve
Ermeni hayatını kaybetti. Tehcirden sonra sağ kalan Ermeniler Avrupa ve
Amerika’da yeni bir hayat kurma mücadelesine giriştiler. Savaştan yenik
çıkan Osmanlı’da İstanbul’un işgalinden sonra kurulan mahkemelerde,
tehcirin sorumlularından bazıları yargılandı ve cezalandırıldı. Kararı
alan liderlerden Talat Paşa Berlin’de, Bahaettin Şakir Roma’da, Cemal
Paşa da Tiflis’te intikam kurşunlarına kurban gitti.
Bugünün dünyasında Türkiye’yi sorgusuz sualsiz suçlamanın ilk işareti,
Talat Paşa’yı öldüren Ermeni katilin yargılanma sonucu suçsuz bulunması
ile veriliyordu.
[/size][/size][/size][/size]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://criminals.foruma.biz
Criminal
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 149
Yaş : 22
Kayıt tarihi : 03/02/08

Kişisel Bilgiler
Level:
1000000000000/1000000000000  (1000000000000/1000000000000)
Kendinizi Belirten Bir Yazı: Bn EcexP
Tuttugun Takım: Galatasaray

MesajKonu: Geri: Ermeni sorunu hakkında araştırma   Paz Nis. 06, 2008 11:19 am

Cokk güzeL kardes tesekkür ederiz Rolling Eyes
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
By_GarzaN
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 303
Yaş : 23
Nerden : Bilgisayardan:)
İş/Hobiler : Herşey
Lakap : By_GarzaN
Kayıt tarihi : 03/02/08

Kişisel Bilgiler
Level:
1000000000000/1000000000000  (1000000000000/1000000000000)
Kendinizi Belirten Bir Yazı: Aydınlık Gençlik Grubu
Tuttugun Takım: Galatasaray

MesajKonu: Geri: Ermeni sorunu hakkında araştırma   Paz Nis. 06, 2008 11:23 am

Önemli Degil Kardeşim:)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://criminals.foruma.biz
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Ermeni sorunu hakkında araştırma   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Ermeni sorunu hakkında araştırma
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
..::CriminalsGrup a Hos Geldiniz::.. :: Egitim&Ögretim :: Araştırmalar-
Buraya geçin: